amsterdam kanal

Vegan Amsterdam Gezisi ve Neler Yedik

Yorucu ama güzel bir seyahati arkada bırakırken hem anı olarak kalsın hem de Amsterdam gezisi yapmak isteyenlere ufak bir yardımım olsun düşüncesiyle bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Amsterdam’da nerelerde neler yedik, ne kadar para harcadık, ulaşım nasıldı gibi soruları cevaplayacağım, tabii ki fotoğraflarıyla beraber belgeleyerek 🙂 Instagram hesabımı takip edenler anlık hikayelerle bizzat şahit oldular tüm yolculuğumuza ama kaçıranlar için bir defa da buradan paylaşayım 🙂

amsterdam

Şehir

Hollanda’nın başkenti Amsterdam yaklaşık 750bin kişilik nüfusuyla küçük bir Avrupa şehri. Küçük derken belki de bize göre küçük 🙂 Ya da İstanbul’dan sonra her şehir küçük geliyor bana bilemiyorum. Ama her yıl şehre akın eden 4 milyon turist bu açığı fazlasıyla kapıyor bence. Mart ayının soğuk ve yağmurunda bile merkez cıvıl cıvıldı. Bunda her yere yürüyerek gidilebiliyor olmasının da payı büyük olabilir. Şehir zaten dümdüz, denizi doldurarak yapmışlar. Bir tur rehberimizin dediğine göre Hollandalılar diyormuş ki ‘Dünyayı Tanrı, Amsterdam’ ı Hollandalılar yarattı’ 🙂 Ayrıca şehrin içinden geçen kanalların toplamı 100 kilometre kadar, 1500 tane de köprüsü var. Bize biraz Venedik’i hatırlatmadı değil 🙂

Hollanda’nın ne kadar özgürlükçü bir ülke olduğundan bahsetmeme gerek yok, bilmeyeniniz yoktur herhalde. Amsterdam’da gezerken sürekli ot içebileceğiniz “coffeeshop”lara rastlıyorsunuz. İçeride genci, yaşlısı, turisti, yerlisi her telden insan var. Ayrıca eşcinsel evliliği yasal hale getiren ilk ülke ve seks işçileri için ayrı bir bölgesi var, Red Light District. Her şey bu kadar serbest ama aynı anda devlet tarafından da kontrollü olunca istenmeyen bir çok durumun önüne geçilmiş oluyor bence. Mesela İstanbul’un göbeğinde bile görebileceğiniz tinerciler burada yok. İstediğiniz saatte istediğiniz yerde istediğiniz gibi giyinin, karışan, dönen bakan yok. İzlemek isteyen zaten Red Light District’e gidip istediğini izleyebiliyor 🙂

Kısacası bir yandan herşeyin bu kadar ortada olduğu bir yandan da kendinizi hiç olmadığı kadar güvende ve rahat hissedebileceğiniz nadir şehirlerden biri Amsterdam.

amsterdam kanal

Ulaşım

Kaldığımız Adagio apart otel merkezin güneyinde kalıyordu (5 nolu tramvayın Uilenstede durağında). Hatta otelden verilen şehir haritasında bile gözükmüyordu ama buna rağmen haritanın en tepesindeki merkez istasyona gitmemiz toplu taşımayla 20-30 dakika arası sürüyordu. Yani merkeze çok yakın ve pahalı bir otelde kalmak yerine merkezin dışındaki daha uygun ve konforlu otelleri tercih etmenizi tavsiye ederim.

Biz Amsterdam’da kaldığımız 5 gün için 5 günlük toplu taşıma bileti aldık. Sadece havaalanından güney istasyonuna gelmek için 4 EUR’luk bir tren bileti almamız gerekti. Onun dışındaki 5 gün 30 EUR’ya aldığımız biletleri kullandık. Bu biletle bütün metro, tramvay ve otobüslere sınırsız binebiliyorsunuz. Hem binerken hem de inerken okutmanız gerekiyor biletinizi, buna özellikle dikkat etmemiz söylendi, biz de uyduk kurala 🙂

Bisiklet konusu

Bu şehirde insan nüfusundan fazla bisiklet varmış ve gerçekten de şehirde en yaygın kullanılan ulaşım aracı bisiklet. Hem de sürekli bir yağan bir duran yağmurlarına rağmen. Biz yolları bilmediğimiz ve bu kadar yağmura da çok alışık olmadığımız için toplu taşıma kullandık.

Şehir küçük olduğu için bacaklarına güvenen tüm gezisini yürüyerek de tamamlayabilir, yeter ki bisikletlere dikkat edin. İstanbul’da yaya olarak arabalara nasıl dikkat ediyorsanız, burada da bisikletlere dikkat etmeniz lazım. Kesinlikle hızlarını kesmiyorlar, zil çalmıyorlar, sesleri de çıkmıyor 🙂 Arabalar uzaktan sizi görse duruyor geçmeniz için, aynı şeyi sizin de yaya olarak bisikletlere yapmanız bekleniyor.

amsterdam kanal

Hava durumu

Biz Amsterdam’a Mart ayında gitmiş olduk ama bir daha kesinlikle yaz aylarında giderim çünkü hem havası daha soğuk Türkiye’den hem de yağmuru çok fazla. Haziran’da bahar havası yaşanıyordur orada diye düşünüyorum 🙂 Islanmadan gezmek daha keyifli olacaktır mutlaka.

İnsanlar

Bahsetmek istediğim başka bir konu da insanları tabii ki de. Hemen hemen herkes İngilizce biliyor. Zaten Flemenkçe yarı Almanca yarı İngilizce gibi bir dil 🙂 Bu iki dili biliyorsanız en azından yazıları çıkarıyorsunuz. Bunun yanında herkes çok yardımsever, güleryüzlü ve rahat. Güleryüzlülük ve rahatlığın nereden geldiğini biraz tahmin edebiliyorum (bkz. coffeeshoplar 🙂 ) Dili bilmeseniz de gönül rahatlığıyla gidin, gezin. Daha önce gittiğim hiç bir Avrupa şehrinde görmediğim kadar sempatik insan gördüm, yağmura rağmen Amsterdam favori şehirlerimden oldu.

Vegan Yemekler

Şimdi de Amsterdam gezisi yapmak isteyen ama vegan beslenen ya da domuz ürünlerinden çekinen aynı zamanda da Türk restoranlarına gitmek zorunda kalmayayım, değişik birşeyler yiyeyim diyenler, hem hem hem de yumurta/süt alerjisi olanlar için mükemmel öneriler geliyor 🙂 Fiyatlarıyla paylaşacağım, tabii EUR’dan çevirirken pahalı gelebilir ama vegan seçenekler menüdeki diğer yiyeceklerle aynı hatta bazen daha uygun kalıyor, bilginize.

Vegan Junk Food Bar

Favori Amsterdam restoranımı açıklıyorum: Vegan Junk Food Bar. Sırf burası için ayrı bir yazı hazırladım çünkü bu restoran tam bir vegan fast food cenneti. Bu linkten ulaşabilirsiniz. Arada fast food da yemek istiyorum ama tabağımda ölü hayvan görmek istemiyorum mu diyorsunuz? O zaman lütfen şu aşağıdaki burgerin güzelliğine bakar mısınız? Hem de eriyen peynirli :O

vegan burger

Bu restoranda bir de sashimi (çiğ somon dilimleri) yemişiz ki, anlatılamaz. Tabii ki yine vegan, tapioka nişastası ve yosun ile yapılmış. Resimleri görmeden anlatmam çok boş 🙂 Vegan Junk Food Bar mekan değerlendirmesi yazımı bekleyiniz, inanamayacaksınız 🙂 Lütfen Amsterdam gezisi yaparsanız burayı atlamayın. Bu mekanda başlangıcından tatlısına, kahvesine kadar neyi merak ettiysek söyledik iki kişi ve 60 küsür EUR hesap ödedik, bilginize 🙂

Thrill Grill

Bir diğer burger mekanı da Thrill Grill’di. Burada çok merak ettiğim “beyond meat” ile yapılmış vegan burgeri denedik. Gerçek burger köftesine bu kadar benzeyen bir alternatif yememiştim. Sonradan vegan beslenmeye geçenler ve alışık oldukları hamburger tadını özleyenler için harika bir seçenek.

vegan beyond burger

Bu burgerin kıymamsı yapısı da çok ilginçti, herhangi birine vegan olduğunu söylemeseniz ayırt etmesi mümkün değil, garanti ederim 🙂 Bakınız burgerimizin içi:

vegan burger

Bu burgeri combo menü olarak aldım ve 17.95 EUR ödedim. Yanında patates kızartması ve fırınlanmış sebzeleri de vardı.

Wok To Walk

Bu iki mekanın dışında gidebileceğiniz “Wok to Walk” gibi anında noodle hazırlayan küçük mekanlar var. Buralarda vegan noodle seçeneği mevcut. İçine ne ekleyeceğini ve sosunu da kendiniz seçiyorsunuz. Ben noodle olarak udon seçtim, içine brokoli, mantar, tofu eklettim. Sos olarak da hot asia seçtim. Gayet lezzetliydi. Zaten genel olarak tüm Asya restoranları bol bol vegan yiyecek bulabileceğiniz yerler.

Wagamama

Gittiğimiz bir başka mekan da İstanbul’da da şubesi olan Wagamama idi. Burada menülerini daha yeni vegan/vejetaryen dostu yapmışlar. Menüde işaretlemişler yiyecekleri. Bir de şefin özel yemekleri bölümüne vegan bir ana yemek eklemişler: Kare burosu ramen. Özellikle içindeki ipeksi tofu parçaları müthişti. Umarım Türkiye’deki Wagamama’larda da görürüz bu seçenekleri 🙂 Bu arada kasenin fiyatı 14.95 EUR idi.

wagamama vegan kase

The Happy Pig Pancake Shop

Tatlı olarak Amsterdam’ın waffle ve krepleri meşhur. Hadi onun da vegan versiyonunu bulabileceğiniz mekanı söyleyeyim 🙂 Hem de kapısında kuyruk olanı… The Happy Pig Pancake Shop. Yalnız küçük bir dükkan, oturma yeri sınırlı. Ayakta yemek zorunda kalabilirsiniz. Benim seçimim vegan krep, muz ve vegan çikolatalı fındık sosu oldu. Toplam 7.95 EUR ödedim.

vegan krep

Amsterdam gezisi ile ilgili aslında daha aklımda çok şey var ama şimdilik aklıma gelenler bunlar, ilgilenenlere bir kahve eşliğinde seve seve devamını anlatırım 🙂 Bu benim ikinci gidişimdi, kesinlikle tavsiye ediyorum. Gidin, bir kanal turu yapın, vegan burger yiyin, üstüne vegan krep, sonra da en azından Dam meydanı’nda bir dolanın. Ama lütfen bisikletlere dikkat etmeyi unutmayın 🙂

amsterdam müzesi
Soğukta donarken gülümsemeye çalışan ben…

Amsterdam gezi yazımı okurken içim üşüdü diyenler buraya tıklayarak sıcacık bir brokoli çorbası tarifi okuyabilirler 🙂

Bu yazıyı paylaşmak için:

Buna benzer yazılardan ilk siz haberdar olun!

“Vegan Amsterdam Gezisi ve Neler Yedik” için 2 yorum

  1. Geri bildirim: Vegan Junk Food Bar Mekan Değerlendirmesi | Bitkisel Besleniyorum

  2. Geri bildirim: Healthyish Cafe Mekan Değerlendirmesi | Bitkisel Besleniyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir